Burçlar ve Eylül Ayı

Bakalım 2016 Eylül ayında sizi neler bekliyor? (Yükselen burcunuzu da okumanız tavsiye edilir!)

Koçlar: Eylül ayında günlük gündeminiz çok dolu. Artık iş konusunda standartlarınız artıyor. Çalışanlarınızla ilgili işleri yeniden düzenleyebilir, iş yerinizde yeni çalışmalar yapabilirsiniz. Sağlığınızla ilgili göz ardı ettiklerinizin yeniden önünüze çıkacak. Solunum yolunuza ve sinir sisteminize dikkat edin; mesela nefes egzersizi yapın. Bu ay anlaşmazlıkları çözmeye gayretli olacaksınız. Tabii ki hakkınızı savunmak ve inancınızı dile getirmek isteyeceksiniz. Ama yine de tartışmalarda pişman olacağınız sözler sarf etmemeye dikkat edin. Aşk ve evlilik konularında ise ayın en şanslısı olarak sizi seçiyorum! Güle güle kullanın! 🙂

Boğa: Eylül ayında pek bir neşelisiniz. Çünkü aklınız fikriniz aşkta ve eğlencede. Artık hobilerinize veya çocuklarınıza daha fazla zaman ayırmak istiyorsunuz. Tatlı yapmayı seviyorsanız biriktirdiğiniz tarifleri deneyin, su doku çözmek istiyorsanız kendinize bunun için zaman ayırın. Keyfinizin kahyası olun. Bu ay miras ve ortak kaynaklar konularında söz sahibi olmak isteyeceksiniz. Ama dikkat edin bu konularda hırs yapmayın ve karşınızdakini kazanımları konusunda kışkırtmayın. Geçmişi bırakın ki, bağırsaklarınız zarar görmesin. Ayın sevgi dolu burcu olarak sizi seçiyorum. Hayvanları beslemeyi unutmayın! 🙂

İkizler: Eylül ayında pek bir kendinize dönüksünüz. Çünkü artık kendinizi keşfetmekten keyif alıyorsunuz. Yuvanızda yeni yeni gelişmeler ve değişimler var. Akraba ziyaretleri yapabilir, aile geçmişinizle özel olarak ilgilenebilirsiniz. Ailenize ve özellikle babanızla zaman geçirmek size çok iyi gelecek! Bu ay ilişkilerinizin hareketli olmasını isteyeceksiniz. Ama karşınızdakiyle güç mücadelesine gireyim demeyin. Onun yerine ona güzel sofralar kurun veya beraber eğlenceli aktiviteler yapın. İçinizdeki romantik kişinin çıkmasına izin verin. Sizi bu ayın en iyi evladı seçiyorum. “and Oscar goes to…” =)

Yengeç: Eylül ayında iletişim trafiğiniz bir hayli yoğun gözüküyor. Geçtiğimiz ay kafanızı kurcalayan konular ve haberler yeniden gündeminize gelebilir. Siz de bu konudaki fikirlerinizi yeniden süzgeçten geçirebilirsiniz. Kendinizi diyaloglara açın ve iletişim kurun. Kardeşlerinizle zaman geçirebilir ve kısa yolculuklar yapabilirsiniz. Bu ay iş yerinde ve günlük rutinde çok aktif olmak isteyeceksiniz. Dikkat edin; çalışma alanında tartışmalara girmeyin. Spor yapın ve sağlığınıza özen gösterin. Evinizi güzelleştirmek ve evde olmaktan çok keyif alacağınız bir dönem. Bu ayın ev kuşu olarak sizi seçtim pikaçu :p

Aslan: Eylül ayında pek bir maddiyatçı sayılırsınız. Artık paranızı ve kaynaklarınızı doğru yönetmek istiyorsunuz. Geçmişte yaptığınız harcamalar yüzünden pişman olmak yerine önünüze bakın. Nasıl para kazanacağınız konusunda düşünmeye başlayabilir, kendinizi tekliflere açabilirsiniz. Bu ay yaşam hevesiniz çok yüksek olacak ve kendinizi olduğunuz gibi ifade etmek isteyeceksiniz. Ama rekabet ve kıskançlık hissinizi dizginlemeye dikkat edin. Güzel kitaplar okuyun, şiirler şarkılar yazın. Kardeşlerinizden gelen seviyi alın. Bu ayın tatlı dillisi, güler yüzlüsü ve ceylan yüzlüsü sizsiniz canım! 🙂

Başak: Eylül ayında her şeyinizle ön plandasınız. Zaten uzun zamandır yeni başlangıçlar yapmak istiyor, imajınızı yeniliyor ve yolunuzu baştan çiziyorsunuz. Şimdi yine biraz üstünden geçme zamanı. Görünmek istiyorsunuz. Yarım bıraktığınız ne varsa tamamlanmak üzeri karşınıza çıkabilir. Olasılıklara kendinizi açın. Bu ay ebeveynlerinizle küçük çatışmalar yaşayabilir ve evde özgür olmak isteyebilirsiniz. Ama unutmayın ki; öfkeyle kalkan zararla oturur! Siz en iyisi mi rahatınızı hiç bozmayın. Kendinizle ilgilenin ve lüks harcamalar yapmaktan çekinmeyin. Ne de olsa ayın yıldızı sizsiniz, tadını çıkarın! =)

Terazi: Eylül ayında gizeminizden ödün vermiyorsunuz. Artık iç dünyanızla barıştınız. Lakin kulağınıza bu ara bir takım konuşmalar ve dedikodular gelebilir. Siz ne olursa olsun huzurlu olmaya niyet edin. Ruhunuzu besleyin ve herkese faydalı olacak işler yapmaya çalışın. Kendinizle dost olun. Bu ay fikirlerinizi yakın çevreniz veya kardeşlerinizle paylaşmak isteyeceksiniz. Ama dikkat edin bildiklerinizi diretmeyin ve komşularınıza karşı hoşgörülü olun. Çekiciliğinizle dillere pelesenk olacağınız bir dönem. İnsanlar üzerinde iyi etkiler bırakabilirsiniz. Güzellik ve iyiliğinizle sizi bu ayın pamuk prensesi veya beyaz atlı prensi seçiyorum! 🙂

Akrep: Eylül ayında çok popülersiniz. Artık sizinle aynı idealleri paylaşan insanlarla bir arada olmak istiyorsunuz. Bol bol sosyalleşebilir, uzun zamandır görmediğiniz arkadaşlarınıza rastlayabilirsiniz. Şansınız hiç olmadığı kadar yaver gidebilir. Sevilmeye izin verin ve umudunuzu hiç kaybetmeyin! Bu ay kaynaklarınızı güçlendirmek ve tedbirli olmak isteyeceksiniz. Ama siz yine de harcama yaparken fazla titizlenmemeye çalışın. Çünkü bu ara ruhunuzun güvene ve sevgiye ihtiyacı var. Onunla ilgilenin, kendinize sarılın ve maneviyatınızı güçlendirin. Sizi bu ayın meleği ilan ediyorum! =)

Yay: Eylül ayında gözler sizin üzerinizde. Artık ne yapsanız konuşuluyor. İşlerinizle ilgili çözemediğiniz ne varsa artık çözülüyor. Konuşma becerilerinizle ve iletişiminizle kariyerinizde büyük adımlar atabilirsiniz. Prensip sahibi olmaya özen gösterin ve hedeflerinizi gözden geçirin. Bu ay cesaretinizle ve enerjinizle var olmaya isteyeceksiniz. Ama eleştirel olmamaya dikkat edin ve kendinize güvenin. Kimlerle kendinizi iyi hissediyorsanız onlarla vakit geçirmeniz size çok iyi gelecek. Mesela sanatçı arkadaşlarınızı ziyaret edebilirsiniz. Ayın 10 numarası sizsiniz kaptan! 🙂

Oğlak: Eylül ayında pek bir aşmış gördüm sizi canım. Artık gözünün yükseklerde mi desem, uzaklarda mı desem bilemeyeceğim. Yeni yeni arayışlar içindesiniz. Bitmeyen hukuk veya eğitim meseleleri varsa artık çözebilirsiniz. İlginizi çeken yerlere gitmek için planlar yapın ve kendinizi yeni görüşlere açın. Bu ay içinizdeki öfkeler yenmek için çok çaba harcayabilirsiniz. Ama dikkat edin ki, bunu yapmaya çalışırken ruh sağlığınıza zarar vermeyin. Siz en iyisi mi çok severek yaptığınız işinizle çevrenizi cezp edin! Annenizle de ilişkinizi tazeleyebilirsiniz. Ayın en başarılısı kuşkusuz sizsiniz, tebrikler! =)

Kova: Eylül ayında çok derin konulara dalmış gibisiniz. Sezgileriniz hiç olmadığı güçlü olacak. Karşınızdaki kişilerin iç dünyası kolayca anlayabilir, ilginizi çeken konuları tekrar araştırmaya başlayabilirsiniz. Başkasının kaynaklarını yönetme becerinize güvenin ve güvenilir olmaya özen gösterin. Bu ay arkadaşlarınızla ilgili sorunlar ön planda. Ama siz kendinizi bu sorunlara kaptırmamaya dikkat edin. Ne de olsa dünyaya sevgiyle bakacağınız bir dönemdesiniz. Yabancı kültürleri sevmeye çalışın ve uzak yerlerden gelecek olası aşklara kalbinizi açın. Bu ayın maceraperesti olarak sizi seçiyorum!

Balık: Eylül ayında varınız yoğunuz ilişkileriniz. Artık ikili tüm ilişkilerinizde iletişime çok önem veriyorsunuz. Ortaklarınızla veya partnerlerinizle yarım kalan tartışmaları ve konuşmaları bir sonuca bağlayabilirsiniz. Menfaatçi olmayın ve karşınızdaki kişilerin ihtiyaçlarına duyarlı olun. Bu ay geleceğiniz ve kariyeriniz için çaba sarf etmek istiyorsunuz. Dikkat edin; otoriteyle aranızı bozmayın. Maddi açıdan rahatlayacağınız bir döneme girdiniz, size destek çok! Yürüyüş yapın ve yaratıcılığınızı köreltmeyin. Yoksa yumurtalıklarınız zarar görür. Küllerinizden yeniden doğarak, ayın Zümrüdü Anka Kuşu sizsiniz! 🙂

Ba de ya, dancing in September!

 

Mars Yay Burcunda- Burçlara Etkileri (2 Ağustos- 27 Eylül) “Kanatlarımız Var Ruhumuzda!”

Günaydın. Bugün Ay Aslan burcunda. Dün akşam ise bizi harekete geçiren gezegenimiz Mars, Yay burcuna girdi. Aslında 6 Mart günü girmişti fakat 17 Nisan’da geri hareketine başlayarak Akrep’e gelmişti. Şimdi yine düz hareketiyle 27 Eylül’e kadar Yay’da!
Mars’ın Yay burcunda olması demek: bu dönemde genel olarak keşfetmek ve genişletmek için bizi harekete geçiren bir dürtünün olması demek. Bu da bizi çok daha maceraya açık, özgürlüğüne düşkün ve atak yapacaktır. Satürn’ün de Yay burcunda olduğunu göz önüne alırsak, kendi fikirlerimizde çok ısrar etmemeye dikkat etmeliyiz. Bu bizi fanatik yapar. Ayrıca fazla açık sözlü olursak da patavatsız davranabiliriz.
24 Ağustos günü Satürn ve Mars Yay burcunda yan yana gelecek. Şimdiden ülkemiz ve dünya için dua etmemizde fayda var. Bakınız: nelere dikkat edelim?
Güzel gelecek kısmı ise kendimizi açmak ve açılmak istememiz uluslararası işlerde bizi daha aktif kılacaktır. Satürn bizi biraz durduracak bile olsa, bir kere hızımızı aldık mı umarım er ya da geç ideallerimizi gerçekleştiririz!
Herkesin haritasında bu görünüm belli bir yere temas eder. Mars’ın en son Yay burcunda olduğu tarihler arasında: 2014 14 Eylül’den Ekim sonu ve 2012 Ekim- Kasım ayları var. O günleri bir düşünün, Mars gelmiş hayatınızın hangi alanını bir dürtüklemiş.
Herkesin bu dönemde enerjisini en özgün şekilde kullanması dileğiyle!
Şimdi bir burçlara bakalım:2 Ağustos ve 27 Eylül arasında burçlar neler yapsın, nelere dikkat etsin? Bir yere not edin! Mars bu, sağı solu belli olmaz! 🙂

Koç: Yüksek eğitim için mücadele edebilir ve sık sık seyahat etmek isteyebilirsiniz. İnançlarınızı asice ortaya koymak yerine,lider bir şekilde dile getirmeye çalışın.Haksızlıkları savunmak iyi bile olsa, çok bilen çok yanılır!

Boğa: Başkalarına kaynaklarına karışmayın ve tehlikeye karşı kendinizi koruyun. Ortak paylaşımlarla ilgili ani tepkiler vermek yerine, kendinizi düşünerek savunun. Doğruculuk sizin işiniz bile olsa, doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar!

İkizler: Karşınızdaki kişileri kışkırtmayın ve agresif insanları kendinize çekmeyin. İlişkilerinizde karşınızdakine güvensizlik vermek yerine, uzlaşmacı olmaya çalışın. Çatışmalarınız heyecanlı bile olsa, fazla naz aşık usandırır!
Yengeç: Çalışma yerinizde tartışmalardan uzak durun ve hayvanlarla iyi geçinin . Günlük yaşamınızda dürtüsel olmak yerine, biraz daha sakin olmaya çalışın. Hareket bereket olsa da, acele işe şeytan karışır!
 Aslan: Çocuklarınıza daha arkadaşça yaklaşın ve bol spor yapın. Aşkta ve kumarda fazla tutkulu olmak yerine, oyunu kurallarına göre oynayın. Risk almak heyecanlı olsa da, her şeyin fazlası zarardır!
 Başak: Ebeveynlerinizle sorunlarınızı açıkça konuşmaya çalışın ki sonradan öfke patlamaları yaşamayın. Evdeki ilişkileri zorlamak yerine, kararlı bir şekilde kendinizi ortaya koyun. Çetin bir süreç sizi bekliyor olsa da, sabrın sonu selamet!
 Terazi: Eğitiminiz için risk alın ve kardeşlerinize sevgiyle davranmaya çalışın. Tartışmalarda kaba bir üslup kullamak yerine, ikna edici konuşmalar yapın. Yakın çevreyle ilişkiler hassas olsa da, komşu komşunun külüne muhtaçtır!
 Akrep: Müsriflik yapmayın ve ani kararla bir şeylerinizi satmayın. Kaynaklarınızla ilgili rekabete girmek yerine, herkese hoşgörülü davranın. Para güçlü bir araç olsa da, insanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkun!
 Yay: Sağlığınıza dikkat edin ve enerjinizi doğru kanalize edin. Kendi bildiklerinizde ısrarcı olmak yerine, karşınızdakilerle işbirliğine açık olun. Bazen sesler yükselecek bile olsa, öfkeyle kalkan zararla oturur!
 Oğlak: Korkularınızı yazın ve öz güveninizi tazeleyin. Saldırganlığınızı büyütmek yerine, isteklerinizi açıkça ortaya koyun. Gizli işler yapmak kolay olsa da, gerçeklerin bir gün ortaya çıkması gibi kötü bir huyu vardır!

Kova: Toplumsal olaylarda kendinizi gösterin ve sert insanlara karşı anlayışlı olun. Arkadaşlarınızla hararetli tartışmalar yapmak yerine, rekabet içeren oyunlar oynayın. Gruplarda tartışmalar olsa da, bir elin nesi var, iki elin sesi var!

 Balık: Başkasının otoritesini kabul edin ve sonra kendi işinize bakın. Kariyeriniz konusunda hırs yapmak yerine, inisiyatif kullanın ve adım atın. Ara sıra zorluklar olacaksa da, başarı tatlıdır ama biraz ter kokuyor!

Aslan Burcunda Yeni Ay ve Burçlara Etkisi: samimiyeti elden bırakmayalım.

Sevgili Arkadaşlar,

2 Ağustos günü saat 23.44’te Aslan burcunun 10º’inde Güneş ve Ay yan yana gelecek ve bir Yeni Ay oluşacak. Önümüzdeki bir hafta bu Yeni Ay’ın etkilerini hayatımızda görebiliriz.

Yengeç dönemini geride bıraktık, Aslan döneminden geçiyoruz. Bu dönemde bireysel olarak kendimizi ifade etmemiz çok önemli. Ve bunu yapmamız için de ihtiyacımız olan en önemli husus: samimiyet! Samimi olmak o kadar önemlidir ki, samimi olabilmek kulağımıza kolay gelse de aslında çok zordur. Çünkü insanın önce kendine samimi olması gerekir.

Samimi olmak her ağzına geleni söyleyebilmek değildir. Samimi olmak: kendini her şeyiyle olduğu gibi kabul etmektir. Mükemmel olmaksınız, mükemmel olmaya çalışmaksızın kendini bilmektir. Bundan sonra ise kendimizi olduğu gibi ifade edebiliriz. Karşımızdakilerin tavrını, tutumunu ve davranışlarını umursamadan kendimizi ortaya koymaktır.

Nasıl ki sanatçılar sahneye çıkar ve üstlerine düşen görevi hiç düşünmeden gerçekleştirirse bizim de bu aralar böyle olmaya dikkat etmemiz gerekiyor. Evet, sanatçılar sahneye çıktıkları zaman kendileri olmazlar ve rol yaparlar. Ama onlar bir performans ortaya koyduklarının farkındadırlar. Sahneye çıkarlar, ellerinden geleni yaparlar ve sonra selam verirler. Takdir seyirciye kalmıştır.

Gördüğümüz her şey, şahit olduğumuz her olay, tanıdığımız her kişi bu rüyanın bir parçası. Bakalım, uzaklaşalım, içine girelim, sevelim ve sarılalım. Gülelim ve şükredelim. Hayat bir oyun- biz doğaçlama yapıyoruz- rolümüz ise kendimiz olmak. Kendimizi olabilirsek, özümüze dönebilirsek başkalarına da kendileri olabilmeleri için ilham verebiliriz.

Herkesin sevgiyle kendini ifade ettiği bir dönem olması dileğiyle.

Burçlara Göre Etkiler (Yükselen burcunuzu da okuyunuz.)

Koç: Kendinize yeni hobiler edinin, hatta çocukken sevdiğiniz oyunları oynayın. Bu sizin hayat görüşünüzde bir takım değişikliklere yol açacaktır.

Boğa: Evinizde yenilikler yapın, mesela lüks eşyalar satın alın. Merak etmeyin, eşinizden size maddi destek gelecektir.

 İkizler: Kendiniz artık güvenle ifade edin ve ne istediğiniz konusunda kararlı olun. Bakarsınız partneriniz mesajı alır! 🙂

 Yengeç: Gündeminizde maddi kaynaklarınız var. Günlük hayatınızda veya çalışma yerinizde sorumluluk aldıkça para size koşarak gelecek.

 Aslan: Adeta bir yıldız gibi parlıyorsunuz. Kimliğinizi güvenle ifade ederken yaratıcılığınızdan yararlanmayı ihmal etmeyin!

 Başak: Bu aralar kendi içinize yönelmiş durumdasınız. Bu manevi yolculuğunuzda ise kendinizi en güvende hissettiğiniz yer eviniz, değerini bilin.

 Terazi: Yakın çevrenizden gelecek her türlü sosyalleşme teklifine “evet” diyin. Yeni arkadaşlar edinmek ve aranan bir enerji olmak size çok iyi gelecek!

 Akrep: Gelirleriniz konusunda korku yapmaktansa, onlara güvenmeyi seçin. Yepyeni bir sosyal statü sizleri bekliyor!

 Yay: Kollarınızı yeni kültürlere, inançlara ve ülkelere açın. Emin olun, bu süreçte kimliğinizi yeniden inşa ederken size çok yardımcı olacak.

Oğlak: Bugünlerde sezgilerinize kulak verin ve rüyalarını yazın. Başka evrenlerden size gelen mesajlar olabilir.

 Kova: Tüm gücünüzle ilişkinizi yeniden tazelemek istiyorsunuz. Bunun için sosyal hayatınızda ve arkadaşlarınızda biraz sınırlamalar getirmelisiniz.

Balık: Günlük yaşantınızda daha fazla enerji getirin. Bu sizin kariyerinizde sağlam temeller atmanıza sebep olacak

Aslan Burcu Yeni Ay Şarkısı: 

Yükselen Burç: “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.”

Sevgili Arkadaşlar,

Yükselen burçlarımızla kaldığımız yerden devam ediyoruz. Daha önceden söylediğim gibi; bize sorulduğunda söylediğimiz burç güneş burcumuzdur. Yani biz doğduğumuz gün, güneş hangi burçtaysa o bizim güneş burcumuz olur. Yükselen burcumuz ise; doğduğumuz anda doğu ufkunda yükselen burçtur. Yükselen burcumuz ve derecesi doğum haritalarımızı oluşturur. Yani mesela yükselen burcunuz 16º Yengeç olsun, bu sizin 12 hanelik Zodyak haritanızın ilk evine denk gelir ve sonra bu dereceye göre de ardından gelen burçlar sırayla dizilir.

Yükselen burç dünyaya ilk gözlerimizi açtığımızdaki yaşamı algılama biçimimizdir.  O burcun özellikleriyle gözükmek isteriz, öyle yol alırız. Amacımıza nasıl gideceğimizi, dünyaya hangi pencereden baktığımızı ve nasıl bir tavır takındığımızı bize yükselen burcumuz anlatır. Yükselen burç aynı zaman da bizim kişiliğimiz demektir. Kişilik; karakter ve mizaçtan farklı bir kavramdır. Güneş burcumuz karakterimizi, Ay burcumuz mizacımızı, yükselen burcumuzu ise kişiliğimizi ifade eder. Kişilik ise; “Bir bireyin tüm ilgilerinin, tutumlarının, yeteneklerinin, konuşma tarzının, dış görünüşünün ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini içeren bir terimdir. Batı dillerinde, kişilik sözcüğünün karşılığı olarak kullanılan sözcükler (personality, personalité, persönlichkeit), Latincede tiyatro oyuncularının rollerine uygun olarak yüzlerine taktıkları “maske” anlamına gelen “persona” sözcüğünden türetilmiştir. Kişiliğin bir yanı, insanın öteki kişilerle ilişkilerinde aldığı tavır, gösterdiği davranış, yani taktığı maskedir. İnsan, çevresiyle sürekli ilişki içindedir ve çoğu kez duygularına, düşüncelerine, tutum ve davranışlarına, olduklarından daha değişik bir biçim vermeye çalışır.” İşte bu yüzdendir ki yükselen burca taktığımız maske denir. Ben çok uzun yıllardır astrolojiyle ilgilenmiş biri olarak yükselen burcun önemini çok sonra anladım. Astroloji derslerine başladığım zaman, yani yükselen burcun önemini işin ehlinden (Meral Pala’dan) duymuş olmama rağmen pek idrak edememiştim. Ta ki burçları yazarken, yükselen burcum olan Başak burçlarını inceleyip, anlayıp, tanımaya çalışıp, yazana kadar. Evet, yükselen burcumuz gerçekten çok önemli. Ve bunun önemini anlamanız aslında kendinizi tanımanızla paralel gidiyor olabilir. Yükselen burcunuza bir göz atın, çünkü o sizin dışarıdan gözüken maskeniz. Onu ne kadar tanır ve bilirseniz, yaptıklarınızı bilinçli bir şekilde yapmaya ve sevmeye başlayacaksınız. Kimliğiniz sizin has ve has özünüz olmasa bile, size sizi gösteren ve sizin siz olmanızı sağlayacak bir araçtır.

Yükselen burcun önemini anladıysak şimdi sıra kendi yükselen burçlarımızla kendimizi tanımaya devam etmek. Haritanızı astro.com’dan öğrenebilirsiniz. Edindiğimiz kimlikleri tanımamız, sevmemiz ve onlarsız da var olacağımızı bilip onları yine bir araç olarak kullanmaya devam etmemiz dileğiyle. Yükselen burç yazılarında inşallah görüşmek üzere! 🙂

başkası olma, kendin ol böyle çok daha güzelsin.

Deneyimleyelim, güzelleşim- İç huzurumuz

Sevgili Arkadaşlar,

Satürn Neptün karesinin ardından, 29° Yay burcunda gerçekleşecek bir dolunay bizleri bekliyor. 29 derece demek birikmiş bir enerji demek: her an patlayacak gibi ve tamamlanması gereken bir enerji. Üstüne bir de değişken burçlardaki gezegen konumları dış etkenleri sürekli değiştirdiği gibi bizim de hislerimizin pek sabit kalmamasına sebep oluyor. Peki biz ne yapmalıyız? Sürekli dışa odaklı olarak yaşamamız bir çözüm mü?

Bu aralar bir çok farklı duyguyu aynı anda yaşıyoruz. Çözülmeler, sınırlanmalar, huzurlar, huzursuzluklar, idealler, kayıplar… Her duygu bizi bambaşka yerlere götürüyor. Bu da sürekli içimizde, dolayısıyla dışımızda bir çatışma içinde olmamıza sebep oluyor. Bölünüyor, bölünüyor ve yine bölünüyoruz. Böyle olduğu için bile- söylenmek ve kızmak yerine tam olarak şu an barışmayı seçelim. Her şeyi olduğu gibi kabul etmeyi ve her şeyle barışmayı. Bunun adına: iç huzur diyoruz. Kung Fu Panda 2’yi İzleyin!

İç huzurunuza önem verin. Hatta en çok ona önem verin. Eğer böyle yaparsanız hayatı güzel ve bağımsız yaşarsınız. Dış dünya size etki edemez hatta sonra siz içinizdeki güzellikle dış dünyaya etki etmeye başlarsınız. Tabii ki iç huzura sahip olmamız öyle kolay değildir. Kalbimizde, aklımızda en ufak bir soru, şikayet, nefret ve kırgınlık olmaması gerekir. Ne bir kişiye, ne bir olaya, ne kendimize. Evet, bu kolay değildir çünkü ego dediğimiz karanlık yönümüz her daim iş başındadır. Bizi asla rahat bırakmaz. Bunun için önce yapmamız gereken: egoyu tanımamız ve bu dürtünün içimizde olduğunu kabul etmemizdir. O şikayet etmeye, kin tutmaya, haklı olmaya bayılır. Belki de öyle alıştığı için… Hissettiğiniz o olumsuz hissin ilk ne zaman geldiğini hatırlayın ve onu dönüştürün. Kendinizle konuşun, kendinize hassas davranın ve kendinizi sevin.

Bugünlerde içimizdeki çözülmelere izin verelim. Çözülmelere izin verdiğimiz kadar, sınırlarımızın oluşmasına da izin verelim. Hepsinin bize bizi gösteren bir işaret olduğunu kendimize hatırlatmaya çalışalım. Demek ki çözülmeye de, sınırlamaya da ihtiyacımız var. Son iki haftadır aldığımız haberler ve öğrendiğimiz bilgiler artık ufkumuzu genişletmeye ve deneyimlerimizi şekillendirmeye hazır durumda. İşte bunların yolu da o içimizdekilerin dökülmesine, sonra onlarla hesaplaşmaya ve en sonunda ise hepsini kabul edip kendi hayatımızın sorumluluğunu almamızla mümkün. Deneyimlerimizi güzel adlandıralım ki, deneyimlerimiz daha güzel olsun.

Öğrendiğimiz her bilginin ufkumuzu genişletmesi dileğiyle! Hoşça kalın!:)

Sen bu yaylaları yaylayamazsın canım yaylayamazsın…

Hayat Bir Aynadır- İlişkilerimiz

Hayatın bir ayna olduğunu düşünürsek, karşımıza çıkan herkesin bizim bir yansımamız olduğunuz varsayabiliriz. Evet, bu o yalancıysa siz de yalancısınız demek. Çünkü kendinize yalan söylüyorsunuz. Güvenmediğiniz insanlardan uzak durmamak kendinize yaptığınız en büyük kötülük. Ondan emin değilseniz, kendinizden emin değilsiniz demek. Çünkü duygularınızı yeterince dinleyip ona göre hareket etmiyorsunuz. Bugün artık kendinizi dinleme ve en önemlisi duyma vakti. İçinizde bağıran, ağlayan, korkan ve sizi çeken sese kulak verin. Belki bunu yapmaya alışkın değilsiniz, belki küçükken bu gibi zamanlarda sizi dinleyen, size sarılan biri olmadı yanınızda. Olsun, şimdi siz varsınız. Zaten var olduğunuz için bunu yapmalısınız. Siz varsınız! Sizin bir bedeniniz, duygularınız, içgüdüleriniz, değerleriniz, inançlarınız, aklınız ve en önemlisi verecek sevginiz var. Ne olur enerjinizi düşüren olayların ve insanların içine çekilmeyin. Kendinize değer verin. İçinizde hissettiğiniz, karşınızda gördüğünüz, şikayet ettiğiniz, sizi durduran her olumsuz his sizin gölgeniz. Gölgenizden kaçmayın, onların derinine inin. Adı üstünde: gölge. “Bir anlamda var, bir anlamda yoklar.” (Osho- Yakınlık)

Şimdi size yapmayı çok sevdiğim, sevdiklerime de yaptırdığım bir uygulama vereceğim. Eşiniz, arkadaşınız veya patronunuzla ilişkinizi düzeltmek için yapabilirsiniz. Yazar ve onun öğrencisi Aykut Oğut kitaplarında kısaca diyor ki: “İlişkilerimizde gizli anlaşmalar yaparız. Mesela siz patronsunuz. Çalışanınız hep geç kalıyor ve bir şey demiyorsunuz. O zaman çalışan ‘zaten bir şey demiyor, o halde hep geç kalabilirim’ der. İşte bu bir gizli anlaşmadır. Sizi rahatsız eden sessiz anlaşmanın ne olduğunu bulduğunuzda yok farz etmeyin. Bu anlaşmada yaşadığınız tatminsizliği belirtin ve yeni bir anlaşma yapma niyetinde olduğunuzu söyleyin. Hayatınızda yapacağınız en önemli anlaşma kendinizin KİM OLACAĞINA dair verdiğiniz karardır. Hayatta deneyimledikleriniz ise kendinize dair hissettiklerinizin yansımasından başka bir şey değildir. Başkalarıyla yaptığınız her türlü anlaşma, aslında o ilişkide kim olacağınıza karar vererek kendinizle yaptığınız bir anlaşmadır.”

Sorular:
– Bu ilişkiyi benim için sorunlu hale getiren nedir?
– Bunu dert etmekten vazgeçsem ne olur? Sorun yok olur mu?
– Onun davranışları artık beni etkilemese ben kim olurdum?
– Bu ilişkide artık kurban olmamayı ve güçlü olmayı seçsem ben kim olurdum?
– Bu ilişkinin tamamen dışına çıksam, ilişkiye dışarıdan bakabilsem, bu ilişkinin nasıl olmasını isterdim?
– Bu sorunu hayatına davet eden kişi olarak ben kimim?
– Bu insanla nasıl bir sessiz anlaşma yapmış olabilirim?
– Bu sorunla artık yaşamamaya karar verirsem ben kim olurdum?

Bu soruları cevapladıktan sonra yeni bir anlaşma yapabilirsiniz. Anlaşma: görüş uyumu demektir. “Yeni anlaşmada sunmanız gereken ilişkide yeni olmayı seçtiğiniz siz, pazarlığın diğer yarısı ise bu yeni anlaşmada karşı taraftan istediklerinizdir.” Zaten bu uygulamayı yaptıktan sonra karşı taraf ile eğer hala ilişkiniz sürsün istiyorsanız onu tehdit ederek değil, aksine sevgiyle bir anlaşma yapmak isteyeceksiniz. Çünkü o sırada siz kendinizi seviyor olacaksınız. Zaten ilişkinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için önce o ilişkiyi gözden çıkartmayı göze almanız gerekir. Tabii ki hem Aykut Oğut’un, hem Darel Ruthelford’un kitaplarını (Çözüm Olmak) size ısrarla tavsiye ediyorum. Ben sadece bir özet yapmaya çalıştım. Size de bana iyi geldiği gibi iyi gelirse ne mutlu bana. Geleceğine de eminim.

Yazımı bitirirken yaşadığımız her şeyin bizim için bir öğreti olduğunu hatırlatmak isterim. Neden 80 yaşında değil de, bir bebek olarak dünyaya geliyoruz? Çünkü bu dünyaya tekamül için geliyoruz. Tekamül ise; gelişmek demek. Hem ruhsal, hem fizyolojik olarak. Yaşamlarımızın kıymetini bilmemiz ve bütün doğumların sancılı olduğunu unutmamamız dileğiyle. Hoşça kalın!

Satürn Yay Hikayesi

Merhaba Arkadaşlar,

Sevgili Satürn gezegenini bilirsiniz. Aslına sevgili desem de, Satürn’den son senelerde korkulduğunun farkındayım. Bu duruma şaşmıyorum çünkü Satürn haritamızda neredeyse orada korkularımız vardır. Bütün korkuların temeli ise ölüm korkusuna dayanır. Çünkü insan var olmak ister. İşte Satürn tam bununla alakalıdır. Satürn kuralları, sorumlulukları ve sınırları temsil eder. Gerçekçi, kontrollü ve seçici bir yapıdadır. Bir burçta ortalama iki buçuk sene kalır ve toplumsal olaylara imza atar. Bu yüzden ona sosyal gezegen denir.  İnsan, sosyal bir varlıktır. Sosyal dünyada ise: kurallar, ahlaki değerler, ülkeler vs vardır. Bunlar olmazsa insan zaten yaşayamaz. Okan Tanşu Hocam “Kural olmazsa insanı insanı yer.” demişti. (Tavsiye ettiği kitap+ film Lord of the Flies )

18 Eylül 2015’de Yay burcuna kesin giriş yapan Satürn, 20 Aralık 2017’ye kadar burada kalacak. Satürn hiçbir yere boşuna gelmez, yapacak bir işi vardır. Zaten evrende hiçbir şey boşuna değildir. Her şey bir sistem ve plan içinde işler. Şimdi biraz Yay burcunu tanımak gerekir. Yay burcu: Satürn gibi sosyal ama onun tam tersi olan Jüpiter’in yönetimindeki bir burçtur. Jüpiter adaleti temsil eder, Satürn ise kural koyar. Yay burcu hep bir anlam arayışındadır. İnançlarla, felsefelerle ve ideolojilerle ilgilidir. Bunları da genelde uzakta arar. Genişlemek ve keşfetmek ister. Bir yandan daraltan ve bastıran Satürn, bir yandan fanatik ve abartan Yay bir araya gelirse neler olur? Satürn’ün Yay’a geldiği zamanları da inceleyerek bunlar sıralanabilir:

  • Dar görüşlülük ve muhafazakarlığın hakim olması
  • Dini kalıpların ve hayata bakışın sorgudan geçmesi ve yargılanması
  • Kendi inanç ve ideolojilerini empoze etme veya dayatma isteği
  • Özgürlüklerin kısıtlanması (medya, turizm, hukuksal konular)
  • Savurganlığın disipline edilmesi
  • Yüksek eğitimi düzene sokma

Bütün bunları çoktan yaşamaya başladık. Dediğim gibi; Satürn adeta bir öğretmen gibidir ve bize vermesi gereken dersi verene kadar karşımıza başka imtihanlar çıkaracaktır. Biz ise olanlara sürekli aynı tepkiyi verirsek bu imtihanı geçemeyiz. Ama bilinçli olursak hem kendimiz, hem evren, hem bizden sonra bu dünyaya gelecek her canlı için bir ışık yakmış oluruz. Peki bunu nasıl yapabiliriz?

  • Önce kendimize bakalım ve kendimizi eleştirelim. Üstümüze düşen görevleri anlamaya çalışalım, suçu başkalarına atmaktan vazgeçelim. (Mesela Satürn’e :p)
  • Düşünelim. Belki çok har vurup harman savuruyorduk. Düşüncesizce yiyor, içiyor ve harcıyorduk. Unutmayalım; insan azaldıkça, çoğalır.
  • Kişilere değil, olaylara karşı olalım. Onun ülkesi, benim dinim diye bakmayalım. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın zihniyetinden vazgeçelim.
  • Fanatik olmak için illa bir siyasi partiye, dine veya takıma bağlı olmak gerekmediğini anlayalım. Kendisi gibi düşünmeyeni dışlayan herkes fanatiktir. (Kubilay Aktaş’ın sohbetleri Video )
  • İstediğimizi barışı başkalarını kınayarak değil, anlamaya çalışarak sağlamaya çalışalım. Komşumuzun evrenini kucaklayalım ki bize açılsın.

Ben deniz Satürn Yay döneminde doğmuş biri olarak bu yazıyı birinin paylaştığı video’yu izledikten sonra yazmaya karar verdim. Amacım Satürn Yay’dan yola çıkarak fanatikliğe değinmekti. Egomun kendini tuttuğum takım, inandığım din, ait olduğum ülke veya oy verdiğim partiyle var etmeye çalıştığının artık farkındayım. Onun beni bunlarla sınırlamak istediğini biliyorum. Halbuki ben onlar olmasa da varım ve onlardan çok öteyim. Eğer ona ayak uydurursam, “ben haklıyım, sen değilsin.” derim ve sınırlarım dışında olan herkesi tehdit olarak algılarım. (Teşekkür ederim Tuğçe Saykı) Sınırsızlığı keşfetmek için sınırları (egonun) bilmeliyim.

Farklı dilden konuşsak da, farklı inançlara sahip olsak da birbirimize karşı hoşgörülü olmamızı diliyorum. Umuyorum ki yazım okuyan herkesin kalbinde veya aklında bir yerlere temas eder. hiçbir kere hayat bayram olmadı ya da her nefes alışımız bayramdı

Hoşça kalın! 🙂

Yıldızlara Göre 2016’da Dünya ve Türkiye’nin Durumu

Merhaba Arkadaşlar,

Çok değerli bir astrolog ve benim de ders aldığım Öner Döşer dün Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programındaydı. Bir astroloji sever olarak tabii ki televizyon karşısındaydım. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki: Fatih Altaylı sorduğu mükemmel sorularla program sunucularının kaliteli olmasının ne kadar fark yarattığını bizlere göstermiş oldu. Astrolojiyi öğrenen biri olarak, benim bile aklıma gelmeyecek sorular sordu. Tabii ki Öner Döşer de işin ehli olarak hepsini gayet açıklayıcı bir şekilde yanıtladı. Eminim benim gibi birçok astrolojiyle ilgilenen kişiler için çok yararlı olmuştur. Tabii ki sadece bizim için değil, astrolojiye inanmayan, ekonomi veya siyasetle ilgilenen, “ah bu ülkenin hali ne olacak?” diyen, dünyanın olumsuz gidişatından kendini korumak isteyen herkes için çok faydalı bir program oldu. Ben de şimdi size dünkü programın özetini yapacağım. Aralarına yine Öner Döşer’in katıldığı başka programlarda ve derslerde verdiği bilgileri de ekleyeceğim.

  • 2016 yılında Güneş sisteminin iki büyük gezegeni Jüpiter ve Satürn değişken burçlarda. (Başak- Yay) Bu yüzden olaylar değişkenlik gösterebilir. Biz bu değişen koşullar karşısında direnç göstermek yerine, daha esnek davranmalıyız. Adapte olmayı öğrenmeliyiz.
  • Dünya ekonomisinde ve ticarette krizler olacak.
  • 2016’da dört tutulma var. İlki: Rusya, Pakistan ve Afganistan’ı, ikincisi: Rusya ve Çin’i, üçüncüsü: Türkiye, Irak, Rusya, Suudi Arabistan’ı, dördüncüsü: Pakistan, Rusya, Kazakistan ve Hindistan’ı tetikleyecek.
  • Rusya göründüğü üzere baş rolde. Çok gündemde olacak. Putin güç gösterisi yapacak. Bölgede gücünü yoğun bir şekilde göstermek isteyecek. Özellikle Eylül ayında sert kararlar alacak.
  • Fransa: fanatik saldırılara hala açık.
  • ABD: Ekonomide zorluk. 2017’ye kadar global depresyon.
  • Abd seçimleriyle ilgili bir takım spekülasyonlar ve entrikalar olabilir.
  • Hillary Clinton’un seçileceğini tahmin ediyor. Böyle olursa Türkiye avantajlı olur. Çünkü Hillary Clinton’un haritasında Akrep burcunda gezegenlerin olması, Akrep burcu olan Türkiye ile iyi ilişki kurabileceğini gösteriyor.
  • Eylül, Ekim ve Kasım aylarında borsada yanıltıcı durumlar olacak. Yukarı doğru çıkıyormuş gibi yapacak. Dolandırıcılık artabilir.
  • Türkiye bütün bu krizlerden fırsatlar yakalayabilir. Krizler Türkiye’ye kapı açma niteliğinde olacak.
  • Türkiye ilkbahar ve sonbaharda (özellikle Eylül) işbirliklerine açık olacak. Bölgesel teröre karşı çıkmak için. (Rusya’nın sert çıktığı zamanlar)
  • 2019, Türkiye’yi önemli ve enteresan bir konuma taşıyacak. Uluslararası ilişkiler konularında dengeleri kuran ve barışı sağlayan bir rol üstlenecek. (Türkiye’nin ilerletilmiş haritasında tepe noktasında Venüs Neptün kavuşumu oluyor.) Bundan önce agresif enerjiler söz konusu.
  • Mart’tan sonra ve Ağustos ayında terör artabilir. Savaş olmasa bile savaş enerjisi var. Bu dönemde takıntılı ve inatçı kişiler zarar görecek. Duyarlı kişiler ise kazanacak.
  • Kapitalizmin sonlarına geliniyor.
  • Buzul çağına giriyoruz. 2020 çok soğuk olacak. Bitkiler donabilir, uluslar birbirleriyle çatışabilir.
  • Çin 2021’den sonra çok parlayacak.
  • Bu yıl depresyon ve panik atak artabilir. Yardım almaktan çekinmeyin
  • Öner Döşer’in 2012’den beri girdiğimiz dönemde neler tavsiye ettiğini buradan bulabilirsiniz: http://www.onerdoser.com/Y106_1_2012-astroloji-haritasindaki-venus-mesajlari.html

Şimdi de astrolojiye inanmayanlar veya kafalarında soru işareti olanlar için birkaç bilgi vermek istiyorum.

  • Osmanlı zamanında 30 küsür müneccim başı devlet için çalışıyordu.
  • Rönesansın son döneminde tıpta astroloji bilmeyen diploma alamıyordu.
  • Fatih Sultan Mehmet’e müneccim başı haritasına bakarak ne zaman öleceğini bildirmişti.
  • Öner Döşer’in hocası olan Amerikalı astrolog Robert Zoller 11 Eylül olayını altı ay öncesinden öngörüp devlete bildirmişti. Buradan bununla ilgili belgesele ulaşabilirsiniz : “The Other Nostradamus”

Bir yazının daha sonuna geldik. Umarım bütün bu bilgiler sizin için aydınlatıcı olmuştur ve size doğru bilgiler vermişimdir. Bir astroloji sever olarak 2016’da; soran, araştıran, sorgulayan, bilimle haşır neşir olan, sebep-sonuç ilişkileri arayan insanların özellikle erkeklerin astroloji öğrenmelerini diliyorum. Umarım 2016 yılı astrolojinin astronomiyle, bilimin dinle, evliliğin aşkla, akılların kalple birleştiği bir yıl olur.  Çünkü her şeyin temelinde sevgi var ve her şey bir kaynaktan geliyor.

Sevgiyle kalın!

“Dünya dönüyor sen ne dersen de…” Şarkısı

 

Burçlara Göre 2015 Günlüğü ve 2016 Dilekleri

Sevgili Arkadaşlar,

Koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Aklıma Teoman’ın sözleri geliyor: “Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken, yıllar hayatlar geçiyor?” Dile kolay, tamı tamına 365 gün! Söylemesi ne kadar kolay değil mi?

2014’e girerken sevgili ablam bana bir ‘Moleskine’ günlük aldı, kırmızı (rengi ben seçtim) O senelerdir günlük tutar. Ben de çok şükür bu alışkanlığı edindim, hatta boynuz kulağı geçti bile diyebiliriz! 🙂 2015’te ise yine kırmızı ‘Ece’ marka bir günlük  kullandım. Günlüklerimi okusanız bana gülebilirsiniz. Amaaan! Zaten hangimizin hali ve hayatı komik değil ki? Değişen düşünceler, değişen duygular, değişen isimler… (Şarkısı: Düzen böyle, hiç söylenme, üzülme asla. Böyle gelmiş, böyle gitmez, değişir dünya. ) Ne aynı kalıyor ki bu hayatta? Bu sorunun cevabı tabii ki sevgi! (Bu arada izlemeyenlere tavsiye edilir “My mad fat diary”)

İnsan günlük tutunca kendisiyle konuşması kolaylaşıyor. Yaşadıklarını, deneyimlerini daha iyi analiz edebiliyor. Bu yüzden, bu yılbaşında kendinize şöyle güzel bir günlük almanızı öneriyorum. Ben de sizin için 2015- 2016 yorumlarını bu şekilde yapmak istedim. Umarım beğenerek okursunuz. Her anınızın çok değerli olduğu bir yıl geçirmeniz dileğiyle!

“Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya
Kalp durur
Akıl unutur
Ben dostlarımı ruhumla severim
O ne durur, ne de unutur.”

 

Geçip giden zamanları bir yerlerde bulma zamanı! (8 Temmuz- 23 Temmuz)

Merhaba Arkadaşlar,

Merkür 8 Temmuz ve 23 Temmuz arasında Yengeç burcunda olacak. Düşüncelerimizin şefkatli, etrafa karşı duyarlı ve zihnimizin bolca geçmişe gideceği bir döneme giriyoruz. Gökyüzündeki iletişim atmosferi bu yönde ve biz de buna bilinçli bir şekilde ayak uydurabiliriz. Mesela: eskiden sevdiğiniz şarkıları dinlemek, raflarda kalan fotoğraf albümlerine bakmak veya belki uzun zamandır aklınıza gelen ama konuşmadığınız arkadaşlarınızla, kardeşlerinizle hatta öğretmenlerinizle temasa geçmek için ideal bir zaman.

Peki, bakalım siz hayatınızın hangi alanında bu enerjileri daha fazla hissedeceksiniz? Yükselen burcunuzu da lütfen okuyun.

Koçlar: Ev, aile, baba ve iç dünya.
Boğalar: Kardeşler, komşular ve iletişim.
İkizler: Maddi değerler, kazançlar, para ve gelir.
Yengeç: Kendini ifade etme tarzı, kişisel konular.
Aslan: Geçmişe ait konular, bilinçaltı ve rüyalar.
Başak: Sosyal aktiviteler, arkadaşlar ve idealler.
Terazi: Kariyer, toplumsal rol ve anne.
Akrep: Seyahat, felsefe ve din.
Yay: Paylaşılan kaynaklar ve davalar.
Oğlak: İlişkiler ve ortaklıklar
Kova: Sağlık, günlük işler ve iş ortamı.
Balık: Hobiler, aşk ve çocuk.

Not:
1- Merkür iletişim, haberleşme ve düşüncelerle ilgilidir.
2- Yengeç burcu su elementinden bir burçtur ve mizacı hissidir.
3- astro.com’dan yükselen burcunuzu ve buna göre Yengeç burcunun denk geldiği evi bulabilirsiniz.
4- İnsanın işlevlerini gezegenler, onları nasıl kullandığımızı burçlar, hayatın hangi alanında kullandığımızı ise evler gösterir.