Aslanları Tanıyalım

Merhaba Arkadaşlar,
Burçlar kuşağımıza aslan burçlarıyla devam ediyoruz. Güneşin kendini en çok hissettirdiği zaman Güneş aslan burcuna girer. Doğa olabildiğince canlıdır, tohumlar olgunlaşmıştır, tabiatın faydaları sınırsızdır. İnsanlar güneşle ısınmaya, denizde serinlemeye başlarlar. Aslan burcu kendine güvenir ve yaratır. Aslan burcu sabittir. Güneş aslan burcunda yöneticidir.
Ormanın kralı aslanları kral yapan güçleri ve tüm ormana hükmedebilmeleridir. Onlar aynı zamanda Güneş sisteminin yıldızı: Güneş’in çocuklarıdırlar. Güneş tek başına Güneş Sistemi’nin %99,8’ini oluşturur ve dünyadaki hayatın var olmasını sağlar. Hal böyle olunca herkesten uzak bir halleri vardır elbet. Bu yüzden çokça zaman aslanlara uzaktan uzaktan taşlar gelir. Ama uzak olmaları onları; o atılan taşlar gibi kendini beğenmiş veya küstah yapmaz. Uzaktırlar çünkü onlar sonsuz enerjilerini paylaşmak için seçici davranırlar. Kalpleri kendilerine kan pompaladıkça, onlar sevdiklerine yaşam enerjisi verirler. Bu yüzden önce kendi kalplerini korumak zorundadırlar. Herhangi bir güven, korku veya sevgisizlik; sağlık sorunu olarak sıcacık kalplerinde kendini gösterebilir.
Aslanlar yaratmak ister. O koskoca enerjileri boşuna değildir. İlk başta bir aura yaratırlar. Ve her yerde o auralarıyla var olurlar. Bu yüzden girdikleri her ortamda dikkat çekmemeleri mümkün değildir. Onlar kendilerini sergileyi-verirler. Bu onların güvenine güven katar. Doğuştan gelen bir ışıkları vardır ve o ışıklarıyla insanların gözlerini kamaştırabilirler. Bu enerjilerini fark edip, sevgiyle kullanan aslanların varlığı her zaman çevresindekilere neşe ve güven verir. Aslanlar vericidir. Aslanların en belirgin özelliği cömert olmalarıdır. Çünkü onlar almasını da çok iyi bilirler ve almak isterler. Zaten almasını bilen biri ancak verebilir. Onlar ne olursa olsun ister ve ne olursa olsun alırlar. Gülümserler, rica ederler, teşekkür ederler, şükrederler, memnun ederler. İnsanlara, doğaya, hayvanlara hep şefkatli ve saygılı yaklaşırlar. Evren de onlara verdikçe verir. Ayaklı bir kişisel gelişim örnekleridirler. Kendilerini sever ve beğenirler. Bu dışarıdan belki kıskanıldığı için biraz itici gözükebilir. Ama olması gereken budur. Sağlıklı bir ruh için bu bir ihtiyaçtır. Tabii ki abartılmadıkça. Yoksa; önemli hissetmeye, aldıkça almaya, beğenildikçe beğenilmeye alışan aslanların durumu alışmış kudurmuştan beter durumuna dönüşür. Ve ruhsal şişkinliğe sebep olur. Bu da ilk başta onların zararınadır.
Aslanlar lider olmak için doğmuşlardır. Hiç şüphesiz liderlik vasıfları güçlüdür. Birilerinin hayatta illa yöneticilik koltuğuna oturması gerekir ve bu koltuğa aslanların oturmasının hiçbir zararı yoktur. Çünkü onlar daima en iyisini yapmak isterler. Aslanlar gururludur. Yaptıkları işlerle, kendileriyle, yaşadığı yerle, etrafındakilerle hep gurur duymak isterler. Bu yüzden her ne yapıyorlarsa tam konsantre olarak yaparlar. Kafasındakileri gerçekleştirirken o kadar mutludur ve o kadar mutludurlar ki etraflarında biri olduğunu unutabilirler. Veya görmezler. Kendini o ortama, o ana tam anlamıyla verirler. Kendi yanılsamalarıyla, herkesi mutlu görürler. Aslanlar iyi organizasyon yaparlar. Konuşmak istedikleri konunun konuşulması için ortaya o konu hakkında bir ufak atıfta bulunurlar, mesela soru sorarlar. Sonra sakince dinlerler ve her zaman objektif olmayı çok iyi becerirler. Bu özellikleri sayesinde insanların güvenini kazanırlar. Aslanlar bilerek en son konuşmayı seçerler çünkü zaten konuşmaları bitince üstüne söz söylenemeyeceğini düşünürler. Konuşma sırası onlara geldiğinde fikirlerini sonuna kadar savunurlar. Açıklarlar, öğüt verirler, anlattıkları olayın verdiği hislere göre seslerinin tonu değişir. Çünkü o sırada sahne onlarındır ve aslanlar kendini en iyi sahnede ifade edebilirler. Herkesin odak noktasıyken, en iyi performanslarını sergilerler. Bunun üzerine bir alkış veya takdir beklemeleri çok normaldir. Karizmanın ve otoritenin birleştiği yer tam olarak burasıdır. Karizma sözcük anlamı gibi Tanrı vergisidir. Aslanların insanları etkileme gücü ve yeteneği onlara verilen bir hediyedir. Tamamen iyi kalpleriyle verdikleri öğütler kendilerine itaati sağlar. Aslanlar herkesi dinleyip en son kendi dediklerini yapan birer demokrattırlar.
Aslanlar gösterişlidir. Giydikleri kıyafetlerle, dinledikleri müziklerle, yaptıkları işlerle, yaşadıkları aşkla parlayıp dururlar. Çünkü onların işi: hayatı aşk ile yaşamaktır. Keyiflerine düşkün olan aslanlar bunun için para harcamaktan hiç çekinmezler. Onların lüks merakı, hayatı zevkle yaşamaktan gelir. Onlar hayatın içinde tümüyle vardırlar ve her anı yaşarlar. Aslanlar nefes almasını bilen burçlardır, bu yüzden hemen uyuya kalırlar.
Aşk hayatlarında aslanlar sağlam ilişkiler ister. Yoksa hiç istemezler, bu yüzden bazıları uzun süre yalnız görülebilirler. Sevgililerinden gurur duymak isterler. Rahat olmak isterler, eğlenmek isterler yani hayatlarının güzelliklerini paylaşabileceği bir partner seçerler. Onlar aşık oldukları zaman içlerindeki çocuk ortaya çıkar.
Aslan burcunun yöneticisi olan Güneş’in günü Pazar, rengi sarı ve altın rengidir.
Etrafınızda aslan burcu olması yaşamı daha seve seve yaşamanıza sebep olur. Aslan bir ebeveyn sizin doğru amaçlara yönelmenize yardım eder. Aslan arkadaşınız size hep güzel ve güçlü enerjiler verir. Aslan sevgiliniz yanında kendinizi hep mutlu ve güvende hissedersiniz. Aslan bir patron size dürüstlük aşılar ve yaptığı işi bitirir. Aslan burcu çocukları hep ne istediğini bilerek hareket ederler, onlara aileniz için bir lütuf olduğunu hissettirmelisiniz.
Varlıklarıyla yaşama enerji ve güven veren aslanların en önemlisi kendini sevmesidir. Biz aslanlara kendilerini sevmeleri için onlara sebepler verelim ve kendilerini güçlü hissettirelim.
Güzel bir evrende yaşamak için önce bakış açılarımızı güzelleştirmeliyiz. Birbirimizin güzelliklerini bulalım ve onları yaşatmaya çalışalım. Ve hepsini sevgiyle yapalım.
Sevgiler 🙂

Yengeçleri Tanıyalım

Merhaba Arkadaşlar,
Burçlar kuşağımıza yengeç burçlarıyla devam ediyoruz. Güneş yengeç burcuna girdiğinde aynı zamanda Güneş ışınları yengeç dönencesine dik gelir. 21 Haziran ile yaz gündönümü başlar. Toprak için gübrelenme dönemidir, tabiat ana doğurmaya ve yaşatmaya başlamıştır. (Doğa sözcüğü “doğmak” fiilinden gelir) Yengeç burcu sevdiklerini besler ve korur. Yengeç öncüdür. Ay yengeçte yönetici, Jüpiter yengeçte yücelen durumdadır.
Ah bu yengeçler… Buluttan nem kapan yengeçler. Alıngan yengeçler, endişeli yengeçler, küskün yengeçler. Aslında bakarsanız; onlar hakkındaki şikayetler bile insanlara zarar verecek türden değildir. Hepsi yengecin kendini ve etrafını korumak için ara sıra çevreye verdiği görünümlerdir. Dış dünya onlara göre o kadar güvenilmezdir ki, kendilerini hep korumak isterler. Yengeçlerin sert kabukları tam olarak bu görevi üstlenir. Dışarıdan gelebilecek her hangi bir tehlikeye karşı o yumuşacık içlerini kollamak zorundadırlar. Nasıl ki sindirim sisteminde besinler en küçük hallerine ayrılıyorsa, yengeçler de dışarıdan aldıkları etkileri kendi içlerinde sindirmeye çalışırlar. Sindiremedikleri zaman; olan midelerine olur. Mide hastalıklarının çeşitli hallerini yengeç burçlarında görmek mümkündür.
Yengeçlerin istediği ait olma hissidir. En çok annelerine aittirler. Anneleri hayatlarında en önemli etkiye sahiptir. Yengeçlerin ağızlarında hep bir anne kelimesi vardır. Baskın anneler bile yengeçlerin hayatında “ne onunla ne onsuz” durumundadır. Sonra ailesi gelir. Yengeçler için aile konusu hassastır. Çünkü yengeçler güvenmek ister. Ancak ve ancak tanıdık bir yerde kendini rahatlıkla ortaya koyabilirler. Yengeçlere evci denir ama aksine yengeçler sürekli gezme halindedirler. Onlar için önemli olan gezmeleri bitince güvende hissettikleri yere dönebilecek olmalarıdır. Evlerinde içlerine dönmeleri kolaydır. Yengeçler içe dönük burçlardır. Yengeçler bazen o kadar içlerine dalarlar ki; dışarıdan gelen ufacık bir hareket onların ani tepki vermelerine neden olur. Yengeçler fevridir. Hepsinde azıcık alaycılık görebilirsiniz. Uzaktan uzaktan etrafıyla alay etmeye bayılırlar, tabii kendileriyle de ederler. Duygusallıklarını böyle saklarlar. İç dünyaları onların hayal gücünü genişletir. Hatta bazen o kadar genişletir ki, neyi nasıl anladıklarına akıl erdiremezsiniz. Artık şuurlarının altında olayları nasıl algılıyorlarsa resmen kafalarında yeni bir hikaye yazarlar. Yanlış anlamaya programlanmış gibidirler. Belki kendilerini tam olarak ifade edemediklerinden, insanların da kendilerini tam ifade etmediğini düşünürler. Söyleyemedikleri cümleleri içlerinde sindirmeden önce ağızlarında gevelemeye başlarlar. Dikkat edin; yengeçlerin çeneleri sürekli oynar haldedir.
Doğadaki yengeçler beş çift bacaklarıyla yan yan yürürler, zaten başka şansları yoktur çünkü bacakları o yöne doğru bükülür. Suyun yoğunluğunda yaşamak, karada yaşamak kadar kolay değildir elbet! Onlar geçmişte yaşarlar. Zaten yaşananlar onlar için bilindik ve alışıldık şeyler olduğu için geçmiş daha kolaylarına gelir. Bugün olur, dünü konuşurlar. Onlar hep dünde kalırlar. Bazen anı kaçırırlar. Yengeçlerin çok farkında olmasalar da hisleri ve sezgileri kuvvetlidir. Zaten bu, su grubu burçlarının ortak özelliğidir. Fakat mühim olan onları duymak için onlara kulak vermeleridir. Endişe etmeyi bırakıp, kendi enerjilerine doğru bir şekilde konsantre olurlarsa empati yetenekleri ortaya çıkar. Bu da içlerindeki o sonsuz merhametle karşılaşmalarını sağlar. Bu güç ilk başta kendilerini sonra etrafındakileri iyileştirir. Yengeçler duyarlıdır. Çok pasif gözüken yengeçler bile sevdiklerini korumak için düşünmeden öne atılırlar. Onları öncü yapan budur. Sevdiklerinin güvenliklerini tehdit eden her şey için yengeç tetiktedir. Onların bu özellikleri etraflarındakini büyüler. Kanatlarının altına öyle bir alırlar ki sevdiklerini, bu bir süre sonra alışkanlık yapabilir. Onlar için duygusal güvence şarttır. Fakat bunu öncelikle kendi içlerinde sağlayamazlarsa, başkalarını kendilerine bağımlı hale getirme riski vardır. Kıskaçlarıyla tuttuklarını bırakmaları kolay değildir. Yengeçler tiryakidir. Bazen insanlara, bazen sigaraya, bazen kahveye, bazen spora! Bu yüzden iyi alışkanlıklar edinmeleri onların yararına olacaktır.
Aşk hayatında yengeçler bağımlı olabilirler. Sevgi onlar için çok değerlidir. Flört etmeyi sever, fakat tercihleri tabii ki uzun soluklu ilişkilerdir. Bunun içinse güven olmazsa olmazlarıdır. İlk adımı kolay atmazlar, karşı taraftan beklerler. Onlara gerekli güveni verene kadar kendilerini açmayan yengeçler bir kez o eşiği aştı mı dünyanın en sevgi dolu sevgililerine dönüşürler. Yaptığınız hiçbir şeyi unutmaz ve pek eleştiriye gelemezler. Ama bunun farkında olmayabilirler.
Ay iki buçuk günde bir yer değiştirirken, Ay’ın çocukları olan yengeçler de bu durumdan etkilenirler. Duyguları değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden bazen onları yorganların altında kendi haline bırakmak en iyisidir. Yeni ay zamanı onların en hareketli olduğu dönemlerdir, dolunay zamanları ise hissettikleri duygular artar. Yengeç burcunun yöneticisi olan Ay’ın günü pazartesi, rengi beyaz ve gümüştür.
Etrafınızda yengeç burcu olması sizi koruyan bir melek olduğu anlamına gelir. Yengeç bir ebeveyn şefkatiyle size ailenin önemini öğretir. Yengeç arkadaşlarınız her koşulda sizi anlar ve korur. Yengeç bir sevgili size kalbinde çok özel bir yer açtığını her fırsatta hissettirir. Yengeç bir patron anlayışlı ve yardımsever olacaktır. Yengeç burcu çocuklarına her fırsatta onları sevdiğinizi ve desteğiniz göstermeniz gerekir.
Sert kabuklarının içinde yumuşacık olan yengeçlerin hassasiyetlerine özen gösterelim. Endişelerini umuda çevirelim, korkularının nedenlerini bulmalarını sağlayalım, küstüklerinde kendi hallerine bırakalım ama ellerini hep tutalım!
Birbirimizi sevmek için önce kendimizi çok sevelim. Kendimizi sevmek için en çok kendimizle olan ilişkimizi düzeltelim!
Sevgiler 🙂

İkiz-leri Tanıyalım

Merhaba Arkadaşlar,

Burçlar kuşağımıza ikizler burçlarıyla devam ediyoruz. Güneş ikizler burcuna girdiğinde ilkbahar biter, yaz başlar. Baharlar zaten yaz ve kış arasındaki köprü gibidir. İkizler dönemi de ilk geçiş dönemidir. Yediğimiz meyve sebzelerden, giydiğimiz kıyafete her şey değişir. İkizler yenilenir ve değişiklik yaratır. İkizler değişkendir. Merkür ikizler burcunda yönetici durumdadır.

Adları çıkmış dokuza inmez sekize diyerek ikizlere olan ön yargı en güzel şekilde ifade edilebilir. O kadar büyük bir tepki vardır ki bu burcun insanlarına karşı, artık burçlarını söylemeye çekinir hale gelmişlerdir. Diğer insanlar da ikizler dendi mi bir adım geri atarlar sanki. İkizlerin istediği de belki budur. O etrafına bir çember çizer. Bazen kendi hızına kendi bile yetişemiyorken, başkasının kendine ayak bağı olmasını istemiyor olabilir. Hayatı kendi algısıyla hızlıca değişir gördüğü için, onu aynı hızda yakalamaya çalışır. Bu bazen onu yorar ve huzursuz hissettirir. Bu da kendini sinir sistemin parçaları olan omuz, kol, el ve akciğer gibi yerlerde sağlık sorunu olarak ortaya çıkarır.

İkizler; insanı insan yapan özelliğin temsilcisidir. İkizler zihnin temsilcidir. Zihinleri sürekli çalışır haldedir. Bu yüzden zihin merak salgılar ve onları yeni olana yönlendirir. Olabildiğince sosyalleşmek, yeni filmler izlemek, yeni yerlere gitmek, yeni hobiler edinmek isterler. Çok yönlülüğü onun farklı bilgilerin peşinden gitmesini sağlar. Hızlı öğrenir, kolay adapte olur. İkizler yaşamlarını insanlarla paylaşarak geçirir. Bu yüzden yazarlık, öğretmenlik, ticaret onlar için biçilmiş mesleklerdir. İkizlerin görsel hafızası da gelişmiştir. Düşündüklerini, gördüklerini ve analiz ettiklerini etrafına yayma ihtiyacındadırlar. Bunun için tabii ki iletişimden yararlanırlar. Konuşurlar, yazarlar, mesaj atarlar, fotoğraf çekerler. İletişimin bütün olanaklarını kullanırlar. İkizler; konuşmayı tercih eden birer iletişimcidir. İletişimin doğru gerçekleşmesini sağlayan bütün ögeleri doğru kullanırlar. Ses tonları, yüz ifadeleri, el hareketleri, algıları ve mimikleri anlatmak istedikleriyle uyum içindedir. Bu yüzden esprileri güldürür, dedikoduları kulağa tatlı gelir. Neşeleri etrafa yayılır. Adeta birer iletken oldukları için, enerjinize enerji katarlar. Bu yüzden onların mutlu olması herkesin yararınadır.

İkizlerin gezegeni olan Merkür beynin sol tarafını yönettiği için ikizler burcuna analitik düşünme yetisi verir. Fakat empati yetisi düşüktür. O işin derinine girmekten kaçar, fakat yüzeysel olması asla dar kafalı olduğu anlamına gelmez. Aksine çok açık fikirlidir. O meseleleri duygudan ziyade mantıklı bir şekilde ele almaya çalışır. Detaylara bakar, olasılıkları düşünür ve sonuca odaklanır. Ne istediğini bilir ve kararlarını net bir şekilde dile getirir. (Merakı gidince sıkılıp bırakması onu kararsız değil, tutarsız yapar:)

İkizlerin sosyal çevreleri geniştir. İkizler tek kalamaz. Dikkat ve ilgi hep üzerinde olsun ister. Fark edilmek için sesini yükseltir, geldiğini belli eder, iddialı giyinir, coşkulu konuşur hatta gerekirse etrafa laf atar. Soru sorar, şikayet eder, talep eder. Çevresindekilerle bir şekilde temas sağlar. Gelişmiş algılarıyla etrafındaki olayları iyi gözlemler. Yaşadıklarından ders çıkartabilen bir burçtur, başkalarının yaşantılarından bile gözlemleri sayesinde kendine ders çıkarır. İkizler için deneyim şarttır.

Bir bakarsınız dünyanın en geçimli insanı, bir bakarsınız çok aksi! Bir bakarsınız aşırı eğlenceli, bir bakarsınız aşırı gergin! Aslında her insan zaman zaman farklı ruh haline bürünür, ama onlarınki tam bir bürünme halidir. Sembollerinden belli olduğu gibi; iki farklı ruhları vardır. Belki en az iki. Çünkü ikizler burçları mantıkları ve duyguları arasına kesin çizgiler koymuşlardır. Bu durum onları kendi içlerinde çatışmaya götürür. İkizlerin zorluğu ilk başta kendinedir. Evet, ikizler sürekli değişir, hiç aynı kalmaz. Ama bunlar onları olduklarından başka bir kişi yapmaz.

Aşk hayatında ikizler adeta bir çelişkiler yumağıdır. Aslında bir sürü hayalleri vardır ama bunları kolay kolay belli etmezler. Geleceğe karşı biraz kaygılı oldukları için her ihtimali irdelemek zorundadırlar. Sizi araştırır ve hareketlerinizi incelerler. Onlara karşı bilinmeyenli bir denklem olmak gerekir. Onları en çok harekete geçiren olayın ‘merak’ olduğunu idrak ederseniz, bulmaca gibi sizi çözmelerini sağlayabilirsiniz. Yoksa birden bire hiç açıklama yapmadan ortadan kaybolabilirler. Kendine güvenen, nerede ne yapacağını bilen, kendini iyi ifade edebilen, kendilerinden daha enerjik insanlar ilk tercihleridir.

İkizlerin kendisiyle de iletişimi iyidir. Fiziklerine önem verirler, trendi takip ederler, en yeni teknoloji ürünlerini kaçırmazlar, alışverişi severler ve beceriklildirler. Onları kontrol etmediğiniz, sorgulamadığınız ve onlara baskı kurmadığınız sürece sizinle kendi içlerindeki sevgiyi ve sevimliliği paylaştıkça paylaşırlar.
İkizlerde yönetici olan Merkür’ün günü Çarşamba, renkleri: sarı, mavi ve turuncudur.

Etrafınızda ikizler burcu olması size neşe verir. İkizler bir ebeveyn güler yüzüyle çocuklarına iletişimi ve ihtiyaçlarını anlamalarını öğretir. İkizler arkadaşları yardımınıza koşar ve durumları her yönüyle anlamınızı sağlar. İkizler sevgilileri size eğlence ve hayatın her yönünü keşfetme zevki verir. İkizler patronu sorunlarınıza çözümler üretir. Hiperaktif ikizler çocuklarını çaktırmadan kontrol etmek gerekir.

Kalabalıkların içindeki yalnız ikizlerin paylaşmak istedikleri her hikâyeye ortak olalım. Kaçtıklarında daha çok sevelim, sustuklarında daha çok dinleyelim, kızdıklarında daha çok gülelim ve gerçek anlamda bir bağ kurmalarını sağlayalım.

İkizler burcunu kendi gözlemlerim ve öğrendiklerimle anlatmaya çalıştım. Malum, ikizlerin pek çok yönü olduğu için söylemek istedikleriniz varsa lütfen paylaşın.

Evet, birbirimizi sevmenin yolu birbirimizi tanımaktan geçiyor. Fakat hayatla bir olmak için önce sevgi gerekiyor. Buna da en kolay kendimizle başlayabiliriz. Kendimizi tanıdıkça severiz, sevdikçe tanırız.

Sevgiler 🙂

ikizler resim

Boğaları Tanıyalım

Merhaba Arkadaşlar,
Burçlar kuşağına boğa burçlarıyla devam ediyoruz. Güneş ilkbaharın ortalarında boğa burcuna girer. Koçun başlattığı baharın devamlılığını boğa sağlar. Bahar artık bahar olmuş, coşkunun yerini huzur almıştır. Gündüzler gecelerin önüne geçer, doğa bolluk ve bereket vermektedir. Boğalar kendi bereketlerinin içinde doğmuşlardır. Boğalar üretir ve süreklilik sağlar. Boğalar sabittir. Venüs boğada yönetici, Ay boğada yücelen durumdadır.
Boğa dendi mi akla inatçı, kaprisli ve alıngan gibi olumsuz ifadeler gelebilir. Sanmayın ki bunlar boğaları öfkelendirir, çünkü her zaman yaptıkları gibi işlerine gelmeyeni duymazdan gelirler. Onların bir bildikleri mutlaka vardır, onlar her zaman haklıdır. Dünya kadar karmaşık bir yeri boynuzlarının üzerinde taşıdıklarını düşünüldüğü zaman da haklı olma payları vardır diyelim. (Boğaların boynuzları üzerinde dünyayı taşıdıkları söylenir.) Kolay alınmalarına rağmen hemen tepki vermezler. Kızgınlıklar ve kırgınlıklar söylenmeye söylenmeye boğazlarında düğüm olarak kalır. Sonra acısı boğaz veya boyun hastalıklarıyla kendini gösterir. Neyse ki boğalar güçlüdür. Zor hastalanır ve kolay iyileşirler.
Boğa burçlarının uysal, evcimen ve düzeni sevdiği söylenir. Evet öyledir. Böyle denince kulağa rutin ve sıkıcı bir burçmuş gibi gelmesine rağmen, boğa kadar nevi şahsına münhasır az insan vardır. Boğalar kendi değerlerine sahip çıkarlar. Kuralları vardır ve bu kurallarıyla bir düzen yaratırlar. Bu sisteme herkesin uymasını beklerler çünkü bu kurallar kendi ve sevdiklerinin rahatını sağlamak içindir. Geleceğin güvende olması için düzen şarttır. Etrafında boğa olanlar farkında olmadan boğanın şartlarına ayak uydurur, boğanın verdiği koruyuculuğun ve pratikliğin tadını çıkarırlar. Boğalar verimlidir. Çalışırlar ve yaratırlar. El becerileri son derece gelişmiş olan boğalar, boğazlarına ve keyiflerine düşkün insanlardır. Bu ikisinin birleşimiyle boğaların lezzetli yemekleri ve keyifli sofraları çok meşhurdur. (Boğa erkekleri dahil) İşte bu boğalar o kadar çılgın ve hayat doludur ki, kendi içlerinde ve evlerinde düzenleri oturmuşsa, dünyanın en sıkıcı işini de yapsalar dünyanın en mutlu insanıdırlar. Çevrenize bakın göreceksiniz. Aksine içlerindeki ve evlerinde düzen olmadığında da bir o kadar mutsuzdurlar. Her ama her şeyde olduğu gibi bu da çift taraflıdır, uysal ve oturan bir boğa bir anında kızgın boğaya dönüşebilir… Ve öfkelendikleri zaman yer yerinden oynar! (Boynuzların üzerindeki dünya)
Boğalar hayatı devam ettirmek için üstlendikleri sorumlulukları başarılı bir şekilde yerine getirirler. Bu kolay bir sorumluluk değildir. Hayatın tam ortasındadırlar ve çevrelerinde olan bitene karşı son derece hassas ve duyarlıdırlar. Çok keskin bir adalet anlayışları vardır. Ne pahasına olursa olsun, her zaman ve herkese karşı doğru olanı savunurlar. Onlara “Doğrucu Davut” da diyebiliriz. Astrolojide kibirli olarak bilinen aslanlardır ama bir de boğaların böyle inceden inceye bir kibri vardır ki bir kez fark ettiniz mi çok keyifli olabilir, çünkü onu bile çok tatlı yaşarlar.
Para ve huzur kavramları konusunda kafaları karışık olan boğalar ara sıra hayata karşı karamsar ve umutsuz bakabilirler. Tam o sırada yapacakları en güzel hareket doğaya karışmak olabilir. Boğalar doğanın içinde var olur. Ağaçlara, hayvanlara ve gökyüzüne karşı şefkatlidirler. Doğanın güzelliklerinin tadını çıkartabilen burçlardır. Onları ıssız bir adaya koysanız da kendi kendilerine yapacak, oyalanacak bir uğraş bulurlar. Boğalar yoktan var etmeyi bilen burçlardır. Onların dünyayla özel bir ilişkileri vardır.
Aşk konusunda boğalar ince eler sık dokurlar. Boğalar yeni tanıştıkları insanlara karşı mesafeleri ve tedbirli davranırlar. İyi birer gözlemcidirler. Boğalara yaklaşmak için uzun bir flört döneminden geçip onların güvenini kazanmak gerekir. Sonra içlerindeki o neşeli ve samimi insanı tanıma şansına erişirsiniz. Boğalar sevdiklerini sahiplenirler. Sizi hep korur ve kollarlar. Verdikleri sözü tutar ve sizi hep dinlerler. Fakat karşı taraftan da aynı hassasiyeti beklerler. Boğalar için dokunmak önemlidir, bu yüzden herkesle temas kurmak istemezler.
Boğalar doğal güzelliği ve sadeliği tercih edeler. Zaten Venüs’ün çocukları olması onları zevk sahibi yapar. Boğalar kendilerini severler, kendilerine bakmayı, güzel giyinmeyi, ağızlarının tadını, nerenin temiz ve rahat olduğunu, evin hangi köşesinin kendi keyiflerine en uygun yer olduğunu bilirler. Keyiflerine karışmadığınız, düzenlerini bozmadığınız ve rutinlerine müdahale etmediğiniz sürece kendi içlerindeki güzellik ve bereketi verirler, verirler, verirler.
Venüs gezegeni Cuma gününü temsil ettiğinden mütevellit, özel günleri Cumadır. Ay ve Venüs’ün renklerini temsil eden renkleri ise; kahverengi ve yeşildir.
Etrafınızda boğa burcu olması size güven verir. Boğa burcu bir ebeveyn katı duruşunun altında; çocuklarına hep doğru yola gitmesini öğretir. Boğa arkadaşlar sizi hep korur, kollar. Boğa sevgilileriniz size hep güven verir. Boğa patronları size değerinizi fark ettirir. Boğa çocukları sorumluluklarını sizi üzmeden yerine getirir. Boğalara her türlü para veya yatırım işleri danışabilir, doğuştan birer muasabecidirler.
Şimdi boğaları oldukları haliyle sarıp sarmalama vakti! Onların en derinine inmek kolay değildir. Onların katı duruşunu biraz da olsa yumuşatmak için onları sevdiğimizi her fırsatta onlara hissettirelim. Hiç değiştirmedikleri fikirlerine saygı gösterdiğimizi dile getirelim. Alındıkları ya da öfkelendikleri zaman neyi gözden kaçırdığımızı düşünelim. Ve onlara bol bol sarılalım!
Boğa burçlarını kendi gözlemlerim ve astrolojiden öğrendiğim bilgileri harmanlayıp anlatmaya çalıştım. Siz de bir boğa burcuysanız ya da etrafınızdaki boğalarla ilgili fikirleriniz varsa paylaşabilirsiniz. Sorularınızı her zamanki gibi bekliyorum. Bir diğer burçta görüşmek üzere.
Unutmayın; birbirimizi sevmemiz için önce birbirimizi tanımamız gerek.
Sevgiler! 🙂

Koçları Tanıyalım

Merhaba Arkadaşlar,
Burçlar kuşağımıza zodyağın ilk burcu koçlarla başlıyoruz. Gündüzün en uzun olduğu gün 21 Mart’ta güneş koç burcuna girer ve ilkbahar başlar. Eski kültürlerden günümüze kadar gelen nevruz bayramı yeni bir yılın başlangıcı demektir. Güneş ekvatora dik açı ile gelerek her yeri aydınlatır. Doğanın uyanışı, çiçeklerin açması, günlerin uzaması koç burçlarındaki coşkuyu anlatır. Koçlar insiyatif alır ve başlatırlar. Koçlar öncüdür. Mars koçta yönetici, güneş yücelen konumdadır.

Şimdi bazılarınızın koçların ne kadar patavatsız, ukala ve bencil olduklarını söylediğini duyar gibiyim. Peki gerçekten öyleler mi? Burada koçlara bir söz hakkı düşüyor, fakat kendilerini savunma ihtiyacı duymayabilirler. Hatta bu sözlere gülebilirler bile. Hayır, ukala olduklarından değil; onlar kendilerinden emindirler. Kendi doğrularını yaparlar ve başkalarından çok akıl almazlar. Hayatı hep kendi deneyimleriyle öğrenmek ve yaşamak isterler. Koçlar kendi kendilerine yetebilen burçlardır.

Koçlar bir anda küser, sessizleşirler. Neye niçin kızdığını ya da kırıldığını anlayamazsınız. Ama onlar her şeyi sezgileriyle anlarlar. İçlerine attıkça atarlar. Koç kafa ve yüz bölgesini temsil eder. Koçların o kafalarında nelerle mücadele ettiklerini kimse bilemez. O yüzden pek meşhurdur baş ağrıları.  Bir de bencil derler koçlara. Bazıları kendi isteklerini ve sorunlarını konuşmaya o kadar alışmışlardır ki, kendi duygularından bahsetmeyen (belki de özenli bir yaklaşımla sorulmadığı için) koçlarda aslında kendilerini görürler. İletişimin önemli bir kuralı dinlemektir, koçlar da bunu çok iyi becerir. Tabii o an başka bir uğraşları yoksa. Çünkü koçlar yaptığı işleri tam konsantre olarak yaparlar. Ateş elementinden oldukları için anda kalmasını becerirler. Onlar hep o anı yaşarlar. Etrafında ne olup bittiğinin son derece farkındadırlar, çünkü yaşamda aktiftirler. Hayatta kalma gerektiğinin bilincinde olup, bunun için savaşırlar. Basit yani “simple” yaşayan burçlardır. Ne geçmişle ne gelecekle işleri yoktur. Karmaşadan uzaktırlar.

Koçlar boş yere konuşmaz. Konuştukları zaman da susmak bilmezler. Çok güzel başladıkları konuşmalarının devamını getiremezler. Zaten koçlar hevesle harekete geçer ama hemen sıkılıverirler. Konuşurlar çünkü yaşadıkları dünyada olup bitenler karşısında duyarsız kalamazlar. Coşkulu bir şekilde savundukları fikirler genellikle insanların, hayvanların ya da dış dünyanın haklarını savunmak içindir. Algıları çok kuvvetlidir ve etraflarındaki her şeyin farkında olmak isterler. Gördükleri her şey hakkında yorum yaparlar. Koçlar adildir ve bunun için kendilerini açıkça ortaya koyarlar.  Etrafta hararetli bir şekilde, kimseden çekinmeden fikirlerini ortaya koyan biri görürseniz bilin ki o koç burcudur. Koç cesurdur. Direkt ve hesaplamadan konuşması onu patavatsız gösterir. Aslında onlar neyse odur. İnsanların özel alanlarına girmez ve bu konular hakkında konuşmazlar. Yani dedikodu yapmazlar çünkü onlar gerekli olanla ilgilenirler.

Mars ona bitmek bilmeyen bir enerji, güneş ise amaç duygusu verir. Bu ikisinin birleşimiyle koçlar kendi istedikleri ve arzuladıkları ne varsa yaparlar. Üzerinde çok düşünmeden de olsa işe girişiverirler. Koçlar kendilerine güvenen insanlardır ve kendilerine çok düşkünlerdir. Kendilerine iyi bakar, sağlıklarına özen gösterirler. Aşk ise koçlar için çok önemlidir. Sevdiği kişide aradığı ilk özellik onunla konuşabilmesidir. Normal hayatında olduğu gibi ilişkisinde de hep heyecan ister. Bu yüzden sevgilisine jestler yapar ve bol sürprizli bir ilişkisi olsun ister. Risk alır ve ilk hamleyi cesurca atarlar. Karşısındakinin dürüst olmasını isterler. Kıskançlardır ama kıskançlık oyunlarına gelmezler.

Mars gezegeni Salı gününü yönetir ve ona kızıl gezegen denir. Bu yüzden koç burcunun uğurlu günü Salı ve rengi kırmızı ve tonlarıdır.

Etrafınızda koç burçlarının olması sizi daha güçlü kılar. Koç bir ebeveyn çocuklarına tek başına güçlü olması gerektiğini öğretir. Koç arkadaşlarınız sizi hep motive eder. Koç sevgilileriniz sizi güzelce dinler. Koç patronları sizi hedefe yönlendirir. Koç çocukları size en küçüklüklerinden olgun olabileceklerini gösterirler. Belki bu yüzden koçların içindeki hiç büyümeyen bir çocuk vardır.

Koçlar nasıl bizi olduğumuz gibi kabul ediyorsa biz de onları oldukları gibi kabul edelim. Söyledikleri laflara alınmayalım, aksine samimi bir şekilde konuştukları için pür dikkat dinlemeye çalışalım. Eğer onlarla birlikte çalışıyorsak bir işe başlamadan önce onların göz ardı ettiği ayrıntıları ve detayları onlara gösterelim. Onların pek dile getirmediği hislerini dinlemeye hatta duymaya çalışalım. Hiç konuşmuyorlarsa yazı yoluyla iletişim kurmaya çalışalım.

Unutmayın; birbirimizi sevmemiz için önce birbirimizi tanımamız gerekir. Sevgiler! 🙂

 

 

Hoşbulduk

Merhaba Arkadaşlar,
Bu blog’u kullanmaya başladığım için çok heyecanlıyım. Çünkü hayatımın en önemli hedeflerinden biri olan “insanlara yardım etmek” amacıyla kullanmak istiyorum.
Size bilgisayarın başından içimdeki tüm sevgiyi, coşkuyu ve yaşam enerjisini vermeye çalışacağım. Günümüzdeki sosyal medyanın yeri düşünüldüğünde de bunun başarılı olacağına inanıyorum. Sizlere büyük bir tutkuyla öğrendiğim astrolojinin hayatımızdaki fark etmemiz gereken yönlerini ve okuduğum kişisel gelişim kitaplarından öğrendiğim, kesinlikle herkesin öğrenmesi gerek dediğim bilgileri paylaşacağım.
Astrolojiyle olan bağım kendimi bildim bileli hep var. Bu ilgiye biraz genetik diyebiliriz 🙂 Küçüklüğümden beri babamın burçlara olan ilgisi beni de diğer kardeşlerimi etkilediği gibi etkiledi. Sonra hayatıma giren arkadaşlarımın da etkisiyle astrolojiye olan merakım hep arttı. (Astroloji diliyle 4. evimdeki uranüs ve 6.evimdeki kova etkisi diyebiliriz :)) Tanıdığım insanların, sanatçıların, sporcuların, politikacıların hatta her canlının ve olayın burçları hakkında kafa yormaya başladım. Sonra yükselen burç, ay burcu vs derken aslında birçok gezegen olduğunu ve hatta kişisel bir haritamız olduğunu öğrendim. Baktım ki işin içinden çıkamıyorum tam bir astroloji delisi olmuşum, profesyonel bir astroloji eğitimi almaya başladım. Daha kapsamlı öğrenmeye başladığımdan beri anlıyorum ki gökyüzünün sonsuz büyüklüğünde bilgiler sınırsız. Bu bilgileri öğrendikçe öğrenesim geliyor ve bu heyecanımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Nasıl ki dostlarla yapılan o samimi; bir kahvenin bile eşlik edebileceği uzun sohbetler, dertleşmeler oluyorsa, bu blog’un da aynı işlevi görmesini istiyorum. Düşünün ki bir kaç arkadaş oturuyor: yaşadıklarını ve deneyimlerini paylaşıp “brainstorming” yapmaya başlıyorlar. (Bundan daha güzel ve faydalı bir terapi düşünemiyorum :))
Umarım anlattıklarım, paylaştıklarım herkesin işine yarar ve sizin de yaptığınız yorumlar ve fikirlerle çok daha verimli olur.

Sevgiler!